HASUTA

 

Nasrettin hoca,Ardanuç un bir köyüne konuk olur.Kaldıgı evde kendisine ikram edilen yemeklerin içinde en çok hasutayı beğenir.Eve gidince karısınada yaptırmak istedigini söyleyerek ,yemeğin adını nasıl yapıldıgını öğrenir.Hasuta adı hocaya değişik geldiğinden unutmamak için,yolda sık sık tekrarlar.Önüne bir bataklık çıkar ordan geçeyim buradan geçeyim derken.Hoca çamura iyice bulanır,bu arada yemeüin adını unutugu için canı çok sıkılır.Çıkış yolunu bulamayınca sıkıntıdan çamuru karıştırmaya başlar.O sırada yoldan geçen biri,hocanın halini görünce gülerek hoca camuru karıştıra karıştıra hasutaya çevirmişin der. hoca hasuta ismini duyunca çok sevinir.Bu sevinçle büyük gayret gösterip çamurdan kurtulur. Hasuta hasuta diyerek evinin yolunu tutar......

 

 

AKILI GELİN

 

Köyün birindebir öküz hastalanır.Kesmekten başka çare olmadığını anlayan sahibi,bıçak aramaya başlar.Bıçagın rafta olduğunu görür.Arkadaşlarıyla birlikte öküzü terğe çıkarmak için uğraşırlar.Bıçagı terekten indirmek akılarına gelmez.O köye başka köyde gelen bir gelin oradan geçerken durumu görür.Ne yaptıklarını sorar,onlarda durumu anlatırlar.Gelin oküzü terege çıkaracağına bıçagı aşağı indirsenize der ordakiler bunu nasıl düşünmediklerine şaşarlar ve bu gelin çok akılı onun köyünden bir iki gelin daha alalım akılı çocuklar doğursunlar der. BİZİMKİDE HIRLI DEĞİL Oldukça saf bir kı gelin olur.Kızlarını evlendirdikleri için çok sevinçli olan gelinin ailesi,bu sevinçlerini düğünde de gizleyemezler.Kendi aralarında oyunlar oynayarak efseneyi koçurduğ efsaneyi koçurduğ diye türkü söylerler.Oğlan tarafı da,aldanmadıklarını,kızın efsane oldugunu bilerek aldıklarını anlatan bir türkülü oyunla onlara karşılık verir.Bizimki da ondan fena bizimkide ondan fena .......

 

KAZMANIN SAPI

 

İki dilençi arkadaş,Ardanuç un köylerinden birinde dilenmeye,öteberi toplanaya giderler.Bir evin önünden geçerken,yolun kenarında duran kazmayı görürler.Dilençilerden biri,evin yakınına gidip kimenin görmediğinden emin olduktan sonra arkadaşına seslenir.Ancak,doğrudan kazmayıda al diyemez.İşi laf kalabalıgına getirmek isteyereksöyle der EY hak,kazmaya bak,sapını çıkar,torbaya bak Bu şözleri duyan ev sahibi kapıya çıktığında,dilenciyi ,kazmayı torbaya koyarken yakalar. oda karşılık verir. Allah Allah azmayi,çok severşiz gezmeyi,başsız gözsüz yarana çak, yerine koyun kazmayı.....

 

KAFASI VAR MIYDI

 

Köyün birinde köylüler, dağlık bir yerden değirmen taşı çıkarırlar.Arazi çok bayır olduğu için,aşağı inmesi zor olur. İçlerinden biri;şiz taşı tutn ben başımı deliğe sokayım yavaş yavaş götürelim der. öylede yaparlar,ne varki biraz sonra taşı tutanlar dengelerini kaybedince taş adamla birlikte aşağıya doğru yuvarlanır.Arkadaşlar taşın durduğu yere inince,adamın yalnız gövdesini bulurlar.Alıp eve götürürler,karısına;yenge kocanın kafası var mıydı diye sorarlar oda akşam ekmek yiyeken çeneleri çan çan ediyordu,sakalı zum zum ediyordu ama kafası varmıydı bilmem der.......

 

AYI POSTU

 

Meşe köyünden Tefik afga ayı vurup postunu satmak için Karsa götürür,sokaklarda dolaşıp satmaya çalışırken polis teyfik ağa nın yakasına yapışır.Sen izinsiz ayı postunu satmanın yasak olduğunu bilmiyormusun diyerek tartaklar.Neye uğradığını şaşıran Teyfik ağanın aklına bir fikir gelir.Ben bu ayının sahibini arıyorum bu benim üç dönüm lazut tarlamı yedi tam üçyüz lira zararımi ödeyin,verin paramı alın ayınızı deyince Teyfik ağa yı serbes birakırlar.......

 

BU KADARMI ÖLDÜN

 

Köyün birinde ,yagmurlu,çamurlu,çok bozuk bir hava birisi ölür.Cenazeyi Kızakla mezarlığa götürürlerken ,öküzler ve kızak çamura saplanır. Kimse çamura girip öküzleri çıkaramaz .Uzaktan bagırmalar da işe yaramayınca içlerinden biri cenazeye seslenir: ola baba oldun oldun da okuzlara bir ho diyamiyacah kadar mi oldun okuzlara sesla da çamuri geçag der

 

KIZDIM KIZARDIM GELEYİM Mİ

 

Hastalıklı,solgun birazda saf bir kıza elçiler gelir.Annesi kızına bazı uyarılarda bulunur ; Bu yuz inan elçiların yanına cıhma get sakalini ,bıyıgını yol pilekinin karşışında dur eyca kız kızarda gel der. Kız gider biraz sonra elçilarında duyacagı bir sesla bagırark annesine sorar:Diddim yoldum ,kızardum ana gelemi der

 

TEKNEDAN SAÇA

 

Bugday ,hacca gitmeye karar verir.Arkadaşı arpa ile helalleştikten sonra: Ben gedeyim ,sen evde ogluhumi beli etme hamur işlerinden biraz idare et der .Bugday evden çıktıktan sonra arpa arkasından seslenir,hamur işlarını idare et dedun ekmek,makarna,olacağimi anladum bişi katmerde olemmi diye sorar. Bugdayın bu sözlere gülesi gelir, arpaya senin teknedan saca varacag halin yog bida bişi katmer olemmi diya soriyersin derrr

 

YÜZ VERMAMİŞ

 

Köylünün birine bir konuk gelir. Evinde yer olmadıgı için köy odasına götürürler.Eve gelip hanımına yemek hazırlamasını söyler. Misafiri hiç sevmeyen hanımı,kepçeyi eline alıp,kocasını köy odasına kadar kovalar.Kocasıiçeri girip kapıyı kapatır.Kadın dışarıda bağırıp çağırınca konuk durumu anlar.Ev sahibine senin hanım içari girmadi oki asılzade evladıymiş deyinca ev sahibi o kadar da yüz vermamişın aferin eşiktan içari giraydi derrrr.

 

UNUTMUŞ

 

Fakir bir köylü dişinden tırnagından artırarak,olgunu İstanbul a okumaya gönderir . Bir yıl sonra köyüne dönen genç ,kendini beğenmişin biri olmuştur. Ailesini begenmez,jonları küçümser.Birgün harmandaki tırmığı göstererek ; Baba bunun adı nedir ,ne işe yarar diye sorar olguna ders vermenin tam sırası oldugunu düşünen baba ;Dişlerine basarsan sana adınıda ne işe yaradıgını der.Delikanlı tırmıgın dişlerine basınca,sapı hızla kafasına çarpar. Bizimki acıyla bagırır vay anasını satugum tırmıgı……..

 

ÜÇ BACI

 

Bir evde kekeme ve peltek üç bacı varmış.O gün eve elçiler gelecekmiş.Anneleri kızlarını uyarmış,elçiların yanıda sagın konuşmayın,kekeme oldugunuzu anlamasın demiş elçiler gelmiş kızlarda konuşmadan oturuyorlarmış. Osırda bir ortancasıona kızıp pog yema lalah deyince büyüğü kedini savunmuş Allaha şükür ben bişe demalah demişşşşşşş….kurbaga içeriye girmiş, küçük kız annesinin tembihini unutup aha da geldi kubalah demiş,

 

GİTMEYEN SİS

 

Köyün birine duman çöker,köylüler bedevra alarak sisi uzaklaştırmaya çalışırlar.Ancak bütün uğramalarına karşın başaramazlar.Düşünüp karar verirler: Herkesin bedevrasına bahacagug: kiminbedevrasi kırıgsa,delugisa sis oradan geliyer derlar. İçeridan birinin bedevrasında kuçuk bir delik gorurlar.Duman senin bedevrandan geri geliyer diyerag onu bir güzel döverler.

 

YEMESİ YOĞ

 

Köyün birine ilk kez bir kamyon gelir.Köylüler,taşımada kullanılan diğer hayvanlar gibi,onun da bir şeyler yiyeceğini düşünürler.Önüne bolca ot koyarlar.Yemediğini görünce:Gozlari ey buyuk hama Yemasi heç yoh derlar

 

ODA YANLİŞ TARTMİŞ

 

Üzümü bol köylülerden biri,yaylaya üzüm götürür.Birazını parayla satmak ,birazınıda peynirle değiştirmek ister.Yayla sahibi kadınlar,birer ikişer kilo üzüm alır.Fakat hiçbiri ne üzümün parasın nede ,üzümün karşılığı olan peyniri getirir.Yaylaya giren kapının kapısını kapatır,dışarı çıkmazlar. Köylü beklemekten bıkar çaresiz köyüne döner. Kocasının eve üzğün geldiğini gören karısı sorar:Ne oldi uzumi satamdinmi kocasi satım sattım ama parayida peynirida alamadım der,sonra eklar: Bare bendahepsina yağniş tartım a der.

 

BÜYÜYÜNCE GÖRMELİ

 

Köyün birine ilk kez bir motosiklet gelir.Uzaktan gören bir köylü şöyle der:Vay babavun ğeçmişina kuçugikan beyla hızli kaçiyer boyursa heç kimsa yetişamaz.

 

AMAN KAÇMASIN

 

Olay,radyonun köylere ilk geldiği yıllarda geçer.Köylü bir nene radyonun düğmesini çevirince güzel bir türkü duyar.Radyoyu hemen kapatıp kendi kendine şöyle der:Bizim herif da bu türküyü çog seviyer kapatem ki kaçmasin da agşama bilaber dinliyag der…

 

©Tüm Hakları Saklıdır**Turgut Yüksel